MIFA and Digital Transformation

VSM (Value Stream Mapping) aynı zamanda MIFA (Material Information Flow Analysis) olarak da tanımlanır literatürde. Süreçler arasında malzeme ve bilgin akışının nasıl olduğu, bu akışların nerelerde kesintiye uğradığı ve kesintisiz malzeme/bilgi akışının nasıl tesis edileceğinin kurgulanması amacı ile kullanılan oldukça basit ve kullanışlı bir yalın aracıdır. MIFA’da amaç; malzeme ve bilginin suyun nehirde aktığı gibi akıyor olmasının sağlanmasıdır.

Üretim süreçlerinde temel yedi kayıp mevcuttur (7 Muda). Ancak, en az bunlar kadar önemli olan bir diğer kayıp ise iş süreçlerin arasında yaşanılan veri üretimi ve iletimi kaynaklı kayıplardır (transactional process muda). CRM, Product development, Production Planning, Purchasing gibi süreçler başta olmak üzere bilginin yanlış, geç ya da eksik üretimi/iletimi gibi sorunlar bilginin beklenmesine, aranmasına ya da yeniden üretilmesine sebep olabilmekte; bu sorunlar ileriki süreçlerde çözümü uzun ve maliyetli problemlerin çıkmasına neden olarak çevik olabilmenin önünü tıkamaktadır. Artık, çevik olamayan; yani pazarın beklentilerini erkenden algılayamayan, hızlı ürün geliştiremeyen, tedarikçiler ile stratejik iş birliği yapmayan, asli uzmanlığına odaklanmayan ve tedarik zinciri süreçlerinde sanal entegrasyona gitmeyen işletmelerin pazarda uzun süre kalma şansları pek olmayacak gibi görünüyor.

Dijital Dönüşüm stratejilerinizde her şeyden önce bilgi yönetimi üzerine kurgular geliştirin derim. 

  • Öncelikli olarak SCOR fazlarının (Plan-Design-Source-Make-Deliver-Return) uçtan uca iletişimde olabilmesi için iş süreçlerinizi standartlaştırın (Lean) ve dijital platforma taşıyın (phase digitalization). 
  • Akabinde buralarda üretilen verilerin diğer fonksiyonlar tarafından farklı amaçlar için kullanılabilmesi için PDM (Product Data Management) yapısını tesis edin.
  • Daha sonra ise tüm fazları birbiri ile iletişime geçebilecek yapıya getirin (Integration)

Burası işin omurga tarafıdır.  Omurga üzerine AI inşa etmek ise Dijital Dönüşümün Nirvana’sıdır.

DIJITAL EKOSİSTEM / AKILLI FABRİKALAR

Sanayi döneminde de şimdilerde de işletmelerin amacı hiç değişmedi; değişmeyecek de.! Nasıl, bir fırıncının öncelikli derdi mahallenin karnını doyurmak değilse işletmelerin de öncelikli derdi toplumun ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Elbette, ürünler ihtiyaçlara yöneliktir, topluma fayda sağlar ancak eğer bir vakıf değilseniz amacınız kar etmektir (Business 101).

Yüz yıldan fazladır üretim yöntemleri üzerine sürekli yeni teoriler geliştiriyor, uyguluyoruz. Ford ile seri ürerimi (Mass 101), Toyota ile seri ürerimi verimli yapmayı (Lean 101), Dell ile kişiselleştirilmiş ürünleri seri üretim performansında verimli yapmayı (Lean & Agile: LeaAgile101) öğrendik. Verimlilik, kalite adı altında ana gündemimiz sürekli karlılık oldu. Bu nedenle bu yöntemleri kullandık, Leagile üzerine stratejileri geliştirdik. Akışı sağlayarak kayıpları azaltmak, kaizen yaparak sürekli daha iyiyi aramak, stratejik iş birlikleri ve süreç entegrasyonu ile uçtan uca tüm tedarik zincirinde bütünselliği sağlamanın altında yatan ana etken ‘kar’ elde etmekti. Amaç hep kar elde ermek; araçlar ise Lean & Agile stratejilerdi (Manufacturing 101).

Peki, şimdi değişen şey nedir ‘imalatçılar’ için? Amaç hala aynı; değişen ise yöntem, yani araçlar. Ürünlerin akıllanması, aktif faaliyetlerin makinelere devri ile daha önceleri insan tarafından yürütülen ‘kara verme’ sürecinde artık teknolojiyi görüyoruz. IoT ile sahanın her yerinden gerçek zamanlı bilgileri, üretildiği yerden alarak saha çözünürlüğünü artırıyor (SSoT: Single Source of Truth), CPS üzerinden (Inter-operability) veriyi gönderip/alıyor, oluşan büyük veriyi analiz ederek (De-centralized decision making) barındırdığı anlamlı sonuca kolayca ulaşabiliyoruz.  IoT, CPS, Big Data analitik kavramları karar verme ve adaptasyon sürecini hızlandırarak işletmelerin daha yalın daha çevik olmalarının önünü açıyor. Aslında, stratejimiz değişmiyor. Önceleri bu süreci insan yordamı ile yaparken, şimdi anı şeyleri yine aynı amaçlar için makinelere yaptırıyoruz. Teknoloji, amaçlarımıza ulaşmak için bizi destekliyor (Digital 101).

Bu bağlamda Endüstri 4.0 ‘ın tanımını,

Lean ve Agile stratejiler üzerine teknolojinin bindirilmesiyle elde edilen yeni araçları kullanarak, müşteri açısından daha fazla değerin işletme tarafında en etkin şekilde edilmesine olanak sağlayan sistemler bütünü olarak yapabiliriz. IoT, Cloud, BDA, V/H Integration, AR/VR, Simulation, Robot, Cyber Security gibi teknolojilerin bu amaca hizmet ederler.

Smart Systems (Manufacturing, Factory, Supply Chain)

Teknolojik gelişim yeni kavramların, teorilerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Smart Manufacturing, Smart Factory, Smart Supply Chain bunlardan sadece birkaçı.

IoT ile ürünün akıllı ve bağlantılı duruma gelmesi iş modellerinin değişmesini zorunlu kılıyor. Yeni dönem akıllı ürünleri akıllı fabrikalarda geliştiremeyenlerin içinde yer alamayacağı dijital eko-sistem oluşturuyor. Akıllı fabrikalar için OT & IT entegrasyonunu yapmak süreç içindeki tüm akıllı bileşenlerin birbirleri ile etkileşimine olanak sağlamak gerekiyor.

Üretim yapmak için gereken asgari gereksinimin ‘malzeme – makine (enerji) – insan!’ olduğunu varsayarsak akıllı üretimin tanımını: OT entegrasyonu ile elde edilen iletişim ağı üzerinden, üretim organizasyonu içinde bulunan süreç- ekipman-malzeme-makine-insan gibi akıllı nesneleri kullanarak akıllı ürünlerin üretildiği, bakım ve kalite fonksiyonlarını da içeren tüm üretim sürecinin akıllı yönetimi olarak tanımlayabiliriz.

Fabrika, üretim fonksiyonuna iş ve ürün geliştirme segmentlerinin eklenmesi ile oluşur. Bu anlamda akıllı fabrikaların tanımını: OT & IT entegrasyonu ile elde edilen CPS omurgası üzerinden akıllı ürünleri en verimli ve hızlı şekilde üretmek için iş ve ürün geliştirme fonksiyonlarının üretim süreçlerine entegre edilerek tüm fabrika operasyonlarının akıllı yönetilmesi olarak tanımlayabiliriz.

Tedarik zinciri fabrika fonksiyonlarının yatay genişleyerek ‘tedarikçi’ ve ‘müşteriyi’ kendi ağına eklemesi ile meydana gelir. Bu anlamda akıllı tedarik zincirinin fabrikaların tanımını: Bulut bağlantısı tarafından elde edilen yatay entegrasyon ile akıllı ürünleri en verimli ve hızlı şekilde üretmek için müşteri ve tedarikçiyi fabrika operasyonlarına entegre ederek uçtan uca tedarik zinciri operasyonlarının akıllı yönetimi olarak tanımlayabiliriz.

Yeni dünya düzeni ‘akıl’ üzerine kuruluyor, sürekli büyüyor ve büyüklüğü kestirilemeyen kendi dijital eko-sistemini kuruyor. Bu yeni dijital eko sistemin bir parçası olmak ya da olmamak; işte bütün mesele bu.

PLM | Knowledge Management II

Yazılımlar bizi kendi ağlarına doğru çekiyor. Artık, ürün geliştirme ve imalat süreçlerinde manuel işlemler ile bilgi alışverişinde bulunma dönemi çok gerilerde kaldı.

Veri büyüklüğünün giderek artması, değişimin artık hayatımızın olağan bir parçası haline gelmesi veri yönetiminde standart yaklaşımın olmasını zaruri hale getiriyor. Bilginin ilk üretildiği yerden, gerçek zamanlı ve doğru olarak, ilgili fonksiyonlar arasında paylaşılması; bunun için de temel iletişim ağının kurulması (Business segment / Product Segment / Manufacturing Segment) son derece önemli – özellikle dijital dönüşüm sürecine girmek isteyen firmalar için.

PLM konusunda farklı çözümler mevcut; en küçük seviyeden, en geniş konsepte kadar. Ancak, eğer ürün geliştirme süreci ağırlıklı çalışıyorsanız, CAD tedarikçinizin süreç ve dokuman yönetimini kural bazlı otomatikleştiren PDM / PLM versiyonunu ile çok hızlı bir şekilde ürün geliştirme & üretim süreçlerinde entegrasyon sağlayabilirsiniz.

Veri yönetimi standardını yakalayamamış firmalarda oldukça önemli kayıplar olduğunu gözlemliyoruz. Sipariş alınmasından / ürün geliştirmeye, tedarik zincirinden/üretime, sevkiyattan/servise kadar her alanda veri üretiyor – üretilen veriyi bilgiye dönüştürüyor – dönüşen bilgiye göre kararlar alıyor – ve nihayetinde harekete geçiyoruz. Bu döngü bazı aşamalarda manuel, bazı aşamalarda ise otomatik oluyor, kararlar bazen geç bazen zamanında alınıyor ya da bazen doğru bazense yanlış oluyor.

İmalat süreçlerinde veri yönetiminin iyi yapılmaması nedeniyle başlıca üç temel sorun görmekteyiz.

  • Yanlış doküman üzerinden üretimin yapılması (ECM: Engineering Change Management),
  • Bilginin geç gelmesi (feedback delayed, feedback denied) ve,
  • Veri yönetiminde standart yaklaşım olmamasından dolayı ortaya çıkan mühendislik ve üretim adam saat kayıpları.

Hızlı olmak, verimli olmak ve en önemlisi endüstri 4.0’a giriş yapabilmek için bu üç segment’i bir araya getirecek kurguları yapacak stratejiler geliştirmek ve uygulamak zorundayız.

Bu süreç elbette kolay değil. Değişim/dönüşüm gerektiriyor, bütçe gerektiriyor, uzmanlık gerektiriyor. Ancak, eğer rekabetçi olmak isteniliyorsa başka da seçenek yok. O nedenle, geri dönmemek üzere – gemileri yakın. Yalın ile verimliliği sağlayın, kayıpları elimine edin ve buradan gelen kaynağı insan kaynağına (yetkinliğe) ve teknolojiye (yazılımlara) ayırarak dönüşüme başlayın – çok geç olmadan!.

Üzerine düşünün, derim.